SevgiOzeL.Com Sohbet Girisi


Sohbet'e girmek icin nickinizi yazip Giris'e basiniz. Iyi Sohbetler..
SevgiOzeL Anasayfa    Saglik Rehberi Anasayfa




Canlý Okey Oyna

Yenmemesi gerekenler

un veya sebze çorbaları, yağsız ızgara etler, yoğurt, patates püresi, pilav, beyaz peynir ve sebze yemekleri.

Yenmemesi gerekenler korunma yöntemleri, Yenmemesi gerekenler nedenleri, Yenmemesi gerekenler tehşis, Yenmemesi gerekenler korunma yolları, Yenmemesi gerekenler başlangıcı, Yenmemesi gerekenler nedir, Yenmemesi gerekenler ilaçları, Yenmemesi gerekenler hapları, Yenmemesi gerekenler tedavisi, Yenmemesi gerekenler hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in y | Yorum Yok

Yenilmesinde sakınca olmayanlar

un veya sebze çorbaları, yağsız ızgara etler, yoğurt, patates püresi, pilav, beyaz peynir ve sebze yemekleri.

Yenilmesinde sakınca olmayanlar korunma yöntemleri, Yenilmesinde sakınca olmayanlar nedenleri, Yenilmesinde sakınca olmayanlar tehşis, Yenilmesinde sakınca olmayanlar korunma yolları, Yenilmesinde sakınca olmayanlar başlangıcı, Yenilmesinde sakınca olmayanlar nedir, Yenilmesinde sakınca olmayanlar ilaçları, Yenilmesinde sakınca olmayanlar hapları, Yenilmesinde sakınca olmayanlar tedavisi, Yenilmesinde sakınca olmayanlar hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in y | Yorum Yok

Yemek borusu

Yenilengıdalarınağızdan sonraki geçiÅŸ bölgesi, boÄŸaz. Yenilen gıdaların ağızdan sonraki geçiÅŸ bölgesi, boÄŸaz. İçten dışa doÄŸru örtü epiteli, düz kas ve baÄŸ dokudan oluÅŸmuÅŸtur. Besinler yemek borusundan geçerken yemek borusu peristaltik hareketler yapar. Yemek borusunda sindirim gerçekleÅŸmez.Besinler yemek borusundan mideye geçiÅŸ yapar.Yemek borusu ağız ve mideyi birleÅŸtirir.Besinler yemek borusundan geçerek mideye ulaşır. Hazım kanalının baÅŸlangıç kısmı. YetiÅŸkin bir ÅŸahısta boyu 25 cm kadar olup, üç kısımdan teÅŸekkül eder. Bunlar: 1. Boyun parçası: En kısa bölümüdür. 2. Göğüs parçası: En uzun parçadır. 3. Karın parçası: Diyafragmayı geçtikten sonraki bölümdür. Üç darlık mevcuttur. Birinci darlık diÅŸlerden îtibâren 18 cm’de boÄŸaz (farinks) ile birleÅŸtiÄŸi yerde; ikinci darlık 28 cm’de yemek borusunun sol bronÅŸ dalı ile çaprazlaÅŸtığı yerde; üçüncü darlık ise 43 cm’de yemek borusunun mîdeyle birleÅŸtiÄŸi yerdedir. Bu darlıkların bilinmesi hastalıkların daha çok buralarda oturması, yabancı cisimlerin buralara takılması, yanıkların daha fazla buralarda olması bakımından mühimdir. Yemek borusunun iç yüzeyini; alt (karın) parçasında çok katlı silindirik epitel hücreleri, geri kalan parçalarında çok katlı yassı epitel hücreleri, örter. Alt 1/4 bölümü, irâdemiz dışında hareket saÄŸlayan çizgisiz adalelerden, 1/4 yukarı bölümü irâdemizle hareket saÄŸlayan çizgili adalelerden ve geri kalan 2/4 orta bölümü her iki cins kasın karışımından yapılmıştır. Oksijenden zengin kanı, sol mîde atardamarı alt trioid atardamarı, aort kavisi ve inen aort vâsıtasıyla alır. Oksijenden fakir kanı götüren damarlar portal ve kaval toplardamar sistemine açılır. Portal ve Kaval toplardamarları birbirleriyle ağızlaÅŸtığından sinoz gibi bâzı hastalıklarda yemek borusunda varisler meydana gelir ve tehlikeli öldürücü kanamalara sebep olur. Vagus sinirinden ve sempatik aÄŸdan gelen sinirlerle uyarılır.Yemek borusunda üç hareket husûle gelir. Birincisi yutmayı temin eden hareketler; ikincisi yutma güçlüğü olan hastalarda müşâhade edilebilen ve besinlerin geri gelmesini saÄŸlayan hareketler; üçüncüsü ne gibi bir vazifesi olduÄŸu hâlâ tartışmalı olan solucan kıpırdamaları ÅŸeklindeki hareketlerdir. Yemek borusunun hastalıklarında, hemen hemen hiçbir hastalıkta görülmeyen ÅŸekilde kolay ve yeterli bir hikâye alınır. Dil bilmeyen bir hasta, hatta hiç konuÅŸmayan bir hasta bile işâret ederek kolaylıkla yutamadığını, yiyecekleri geri çıkardığını anlatabilir. Üç tipik belirtisi vardır: Yutma güçlüğü (disfajı); yutulan ÅŸeylerin mîdeye deÄŸmeden geri çıkarılması (regürjitasyon) ve aÄŸrı. Yemek borusu hastalıklarının teÅŸhisinde baryum içirilerek yemek borusunun röntgen filminin çekilmesi mühim bir usüldür. Ayrıca “özofagoskop” denilen özel âletle yemek borusu içine girilerek kanalın içi gözlenebilir ve hastalığın teÅŸhisi için parça (biopsi) alınabilir. En sık görülen hastalıkları arasında yabancı cisimlerle had tıkanması, doÄŸuÅŸtan anormal yemek borusu, yemek borusu iltihabı, kimyevî maddelerle meydana gelen yanıklar, yemek borusu ülserleri ve kanserleri sayılabilir.

Yemek borusu korunma yöntemleri, Yemek borusu nedenleri, Yemek borusu tehşis, Yemek borusu korunma yolları, Yemek borusu başlangıcı, Yemek borusu nedir, Yemek borusu ilaçları, Yemek borusu hapları, Yemek borusu tedavisi, Yemek borusu hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in y | Yorum Yok

Yaralar

Yaralar korunma yöntemleri, Yaralar nedenleri, Yaralar tehşis, Yaralar korunma yolları, Yaralar başlangıcı, Yaralar nedir, Yaralar ilaçları, Yaralar hapları, Yaralar tedavisi, Yaralar hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in y | Yorum Yok

Yanıklar

Sıcak bir ÅŸeyin veya yakıcı bir maddenin etkisiyle vücudun herhangi biryerinde meydana gelen hücre ve doku bozulmasına yanık denir. Kimyevi maddeler, kuru ısı, elektrik, alev, radyasyon ve benzeri fiziki tesirler sebebiyle meydana gelen doku hasarı. İleri memleketlerde her geçen gün yanık yaralanmalarında bir artma dikkati çekmektedir. Yanık; vücutta sistemik (genel) bozukluklar meydana getirmesi, hastaya olan aşırı hasarı ve meydana gelen psikolojik yönlerinin yanında aileye yüklediÄŸi masrafla büyük bir felaket olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalp hastalığı ve kanser gibi hastalıklara nispetle ölüm sayısı düşük olmakla birlikte, yanıklı hastalarda kaybolan iÅŸ gücü süresi daha fazladır. Bunda yanıkların genç yaÅŸlarda daha fazla görülmesinin de rolü vardır. Ülkemizde elektrik yanıkları oldukça sık görülür. Sıcak su yanıklarında ölüm, alev yanıklarından daha azdır. Küçük çocuklarda çok defa sıcak su ile haÅŸlanma ÅŸeklinde yanıklar meydana gelmektedir. 3-14 yaÅŸları arasındaki çocuklarda ise daha çok alev ve elektrikle olan yanıklara rastlanmaktadır. 15-60 yaÅŸları arasındaki kimselerde iÅŸ kazaları sonucunda yanıklar olmaktadır. 45°C’lik bir ısı enerjisiyle olan yanıklar kolayca düzelirler. Bunun üstündeki enerjiler vücuttaki proteinlerin parçalanmasına, doku ölümlerine yol açarlar. EÄŸer yanık sathi ve küçük bir alanda ise kendiliÄŸinden ÅŸifa bulur. Fakat bütün vücut sathının % 25-30’unu kaplayan bir yanık sözkonusu ise yaralının genel durumu bozulabilir, hatta hayatı tehlikeye girebilir. Bütün deri tabakalarını tutan yanıklarda ise enfeksiyon tehlikesi artmakta ve ayrıca nedbeleÅŸmelere sebep olmaktadır. Bu gibi geniÅŸ ve derin yanıkların tedavisi, özel yanık merkezlerinde yapılabilir. Elektrik yanıklarında meydana gelen harabiyetin ÅŸiddetini çeÅŸitli faktörler etkilemektedir. Vücut dokularının elektrik akımına karşı dirençleri çok farklılık gösterir. İletkenlik, doku, su muhtevası ile orantılıdır. Cildin direnci nemle azalır. Bu nem, hafif bir hasarla atlatılabilecek bir hadiseyi, öldürücü bir ÅŸoka çevirebilir. Temas esnasındaki topraklama da önemlidir, geçen akım miktarını azaltır. Temasın süresi de önemlidir. Åžiddetli bir akımla temas sonucunda vücûdun dışında 10.000°C’a kadar yüksek sıcaklıklar meydana gelebilir, cilt ve altındaki dokularda yaygın kömürleÅŸme ve yanıklara sebep olabilir. Bu tip yanıklar çok defa üstteki elbiseleri veya yakındaki eÅŸyaları tutuÅŸturarak alev yanıklarıyla sonuçlanırlar. Ayrıca dokuların elektrikle direkt ısınması sonucunda meydana gelen hasarlar vardır. Akımdan meydana gelen enerji cildi geçerken, cilde girdiÄŸi ve çıktığı noktalarda, geçtiÄŸi çizgili kas ve kan damarlarında doku ölümüne sebep olur. Damar kasları çoÄŸu kere vücut sathından derinlerde pıhtılaÅŸmalara yol açar. Bu durum bir elektrik yanığında ilk bakışta görülenden daha fazla doku yıkımının meydana geliÅŸini izah etmektedir. Yanan bölgedeki damarların geçirgenliÄŸi bozulur ve sıvı kaybı baÅŸlar. İlk 8 saatte sıvı kaçağı fazla olur, 48 saatte kayıp azalır. Yanık büyükse sıvı kaybı hastayı ÅŸoka sokabilir. Serumdaki proteinler de damar dışına kaçar ve kanda protein azalır. SıcaÄŸa hassas olan alyuvarlar parçalanır, anemi (kansızlık) meydana gelir. İleri devrede yanık bölgesinde bakteriler üremeye baÅŸlar. Yanıkta mevcut olan ölü dokular hastalık yapıcı mikroplar için çok iyi bir beslenme vasatıdır. Yanıklarda, geç devrede mikropların vücuda yayılması en sık ölüm sebebidir. Yeni meydana gelen bir yanık yaralanmasında hastalığın seyri; yanığın derinliÄŸi, geniÅŸliÄŸi ve hastanın yaşına baÄŸlıdır. Hastanın durumunu baÅŸlangıçta tespit etmek çok zordur. Ölüm oranı ilerliyen yaÅŸla birlikte artar. Eskiden vücut sathının % 30’u yanık olan kimselerden çok azı kurtulup yaÅŸayabilirdi. Bugün modern tedavi metodları ile % 50-60’ı yanık olan kimseler bile hayatta kalabilmektedirler. Fakat yine de vücut sathının % 40’ı yanmış olan kimselerde dikkatli olmak gerekmektedir. Yanığın geniÅŸliÄŸinin tayin edilmesi: Dokuzlar kaidesi, eriÅŸkinlerde yanık yüzdesini tahmin etmekte kullanılan en kolay yoldur. Bu kaideye göre; baÅŸ ve boyun toplam vücut alanının % 9’unu, kolların her biri % 9’unu, gövde ön yüzü % 18’ini, gövdenin arka yüzü % 18’ini, bacakların herbiri % 18’ini, tenasül organları % 1’ini meydana getirmektedir. Çocukların baÅŸları büyük, kol-bacakları nispeten küçük olduÄŸu için yanık geniÅŸliÄŸini tayin etmede daha deÄŸiÅŸik bir yanık ÅŸeması kullanılır. Yanığın derinliÄŸinin tayin edilmesi: Birinci derece yanıklar; genellikle uzun zaman güneÅŸe maruz kalma, sıcak sıvılarla kısa zaman temasla ve gaz patlamaları ile meydana gelir. AÄŸrılı ve çok hassastırlar. Cilt kurudur, kızarıklık vardır. Bir haftada iyileÅŸirler. Cilt hasarı çok sathidir. İkinci derece yanıklar ise biraz daha derindirler. Åžiddetli parlayıcı sıcaklığa (aleve) kısa zaman maruz kalmakla, çok sıcak sıvılarla temastan meydana gelir. Bu yanıklarda sıvı toplanır, oldukça aÄŸrılı ve hassastır. Üçüncü derece yanıklar: Alevler ve sıcak maddelerle uzunca müddet temas sonucunda meydana gelirler. Deri köseleÅŸmiÅŸtir, kurudur. Ölü beyazı veya kömür gibidir. Yanığın ÅŸiddetinin tersine aÄŸrı yoktur, çünkü sinir uçları da ölmüştür. El-ayak, yüz yanıkları, solunum sistemi harabiyeti olan yanıklar olup % 30’un üstü ikinci derece yanıklardır. % 10’un üstü üçüncü derece olan yanıklar ise kritik yanıklardır. Bunlar bir yanık merkezinde tedavi edilirler. Yanıkta ilk yardım (ilk 48 saat) ve yanıklı hastanın tedavisi: Âcil safha: A. Yanığın olduÄŸu yerde yapılacak iÅŸlemler: 1. Yanıklı kimse yanık sebebinden hızla uzaklaÅŸtırılır. 2. Yanmış elbiseleri keserek çıkarılır (bilhassa sentetik giyecekler çıkarılmalıdır), mikropsuz veya temiz bir ÅŸeye sarılır (çarÅŸaf vb.). 3. Kimyevi madde yanıklarında eÄŸer imkan varsa yanmış bölge bol su ile uzun süre yıkanır. 4. İlk anlarda bağırarak yardım isteyen hastaya ağızdan bir ÅŸey vermemelidir. 5. Yanıklının doktorun bulunduÄŸu yere hemen gönderilmesi saÄŸlanır. B. Hastanede yapılacak iÅŸlemler: 1. Hastanın hava yolunun açık olması temin edilir. Yüz ve boyun derisi yanıklarında önceleri az olan solunum zorluÄŸu ödemin artmasıyla saatler ilerledikçe artar. 2. Güvenilir bir damar yolu bulunup, sıvı vermeye baÅŸlanır ve kan örnekleri alınır. 3. AÄŸrı dindirilir. Ağır yanık vak’alarında uygun aÄŸrı kesici ve uyuÅŸturucuların erkenden verilmesi gereklidir. 4. Yanma zamanı ve yanık sebebi (etkeni) öğrenilip, yanığın deÄŸerlendirilebilmesi için basitçe durum tetkik edilir. Sıvı tedavisi planı, kazanın oluÅŸ zamanına göre yapılır, hastanın geliÅŸ zamanına baÄŸlı deÄŸildir.Yanıklının ağırlığının ölçülmesi sıvı tedavisi için gereklidir. 5. Yanığın derinliÄŸine ve geniÅŸliÄŸine göre yanık tasnif edilir. Yanık geniÅŸliÄŸi yüzde oranı olarak deÄŸerlendirilir. Yanmış alanın geniÅŸliÄŸi tedavi planlaması için kesinlikle gereklidir. 6. Yanık sathı % 20’den fazla olan bütün yanıklarda idrar sondası uygulanmalıdır. Böylece böbreklerin fonksiyonları, idrar bileÅŸimi, idrar miktarı gibi önemli bilgiler elde edilir. Saatte çıkarılan idrar miktarı verilecek sıvının hızı ve miktarında etkilidir. İhtiyaca göre sıvı verilmesi ayarlanır. 7. Gereken sıvı ve plazma miktarı hesaplanır. Yanıklı hastalarda yanığın ağırlığıyla doÄŸru orantılı olarak yanık yarasından vücut dışına plazma ve tuz kaybı olur. Plazma ve sıvı kaybı yanığın teÅŸekkülüyle baÅŸlar, ilerleyerek sürer. Bu sebeple yanığın ilk 48 saatinde kaybedilen sıvı, plazma ve elektrolitlerin hızla yerine konulması gereklidir. Bu yapılmazsa ÅŸokun geliÅŸmesi önlenemez. Gerekli sıvı tedavisinin planlanmasında birçok formül teklif edilmiÅŸtir. Formüller, gerekli sıvı miktarını belirlemede doktora yardımcı olur. 8. Tetanoz aşısı yapılır, ayrıca geniÅŸ yanıklarda gerekli antibiyotikler verilir. Had (akut) safha: A. Yara bakımı: Mevzii yara bakımının gayesi enfeksiyonun kontrolu ve yaranın elden geldiÄŸince çabuk kapatılmasıdır. Yanıklı hastalar çoÄŸunlukla 48 saat içinde doktora baÅŸvururlar. Daha önce anlatılan iÅŸlemler uygulandıktan ve sıvı tedavisine baÅŸlandıktan sonra bütün itina yara bakımına gösterilmelidir. Yara bakımında her iÅŸlem, mikrop bulaÅŸmasını en aza indirecek ve cerrahi manada temiz ve yara meydana getirecek ÅŸekilde olmalıdır. Hasta yanık pansuman odasına alınıp, steril (mikropsuz) çarÅŸaflar üzerine yerleÅŸtirilir. Hasta ılık ve steril suyla yıkanır, sonra cerrahi sabunlarla yıkanarak yara ve ölü dokular temizlenir. Yaranın üzerine antibakteriyel pomad sürülür, bunun üzerine de steril gaz bezi dolanır. (Sargısız açık pansumanı tercih eden merkezler de vardır.) Sızan sıvı emilmelidir, yoksa bu sıvıda bakteriler ürer. Temizleme yanık yarası iyileÅŸinceye kadar gün aşırı yapılır. EÄŸer bir kol veya bacağın bütün çevresini saran derin bir yanık varsa yanmış deri gerilip bacağı kolu sıkabilir. Böylece dolaşım ileri derecede engellenir. Böyle durumlarda yanık deri üzerine uzunlamasına derin kesiler yapılmalıdır (eskaratomi). Yanık yarası tedavisinde yaraya sürülmek üzere gümüş nitrat çözeltisi, sulfamylon, gümüş sulfadiazin kullanılabilir. 15 gün ila 1 ay içinde yarada granülasyon dokusu geliÅŸir. Bundan sonra greftleme (yama) ile yara korunabilir. B. Beslenme desteÄŸi: Yanıklı hasta ilk 24 saat damardan beslenmeye çalışılır. Bunlarda barsak düğümlenmesi sık olur. Sonra süt ve sıvı gıdalara baÅŸlanır. Bu hastalarda ilk hafta yeterli beslenme saÄŸlanamaz. Üçüncü günden itibaren yumuÅŸak gıdalar verilir. Birinci hafta sonunda normal beslenmeye geçilir Yanıklı hastada metabolik hız çok artmış olduÄŸundan kalori açığının kapatılması gereklidir. Yanığa baÄŸlı olarak ortaya çıkan diÄŸer hastalıklar: A. Mikrobik hastalıklar: 1. Sepsis: Yara dokusunu iÅŸgal eden mikroorganizmaların vücûda yayılmasıyla meydana gelir. “Kan zehirlenmesi” de denen bu durum oldukça tehlikelidir. Tedavide dikkatli yara bakımı ve vakaya sebep olan yara dokusunun kazınması gereklidir. Hastalar ekseriya ölürler. 2. İltihabi tromboflebit: Bacaklardaki kirli kan damarlarının iltihaplanması sonucu meydana gelir. Tutulan damarın çıkarılması gereklidir. B. Sindirim sistemi hastalıkları: 1. İleus (Barsak düğümlenmesi): GeniÅŸ yanıklarda, potasyum eksikliÄŸine baÄŸlı olarak sık görülür. Üç-beÅŸ gün içinde iyileÅŸir. 2. Mide kanaması: Yanık hastalarının % 12’sinde strese baÄŸlı olarak üst sindirim sistemi kanamaları olabilir. Bundan korunmak için hastalara ülser ilaçları verilmeye baÅŸlanabilir. C. NedbeleÅŸme ve yanık yarasının kontraktürü (Büzüşme, ÅŸekil bozukluÄŸu): Yanık iyileÅŸmesi esnasında baÄŸ dokusunun artışı büyük nedbe dokuları ve büzüşmelerin geliÅŸmesine zemin hazırlar. BaÄŸ dokusu hücrelerindeki kasılma özelliÄŸi sebebiyle yanık yarası kısalır. Eklemleri kat eden yanık yaraları, bu sebeple eklemlerin kasılmasına, açılmamasına sebep olur. Bunu önlemek için eklemler, büzüşmeye mani olacak ÅŸekilde uygun pozisyonlarda sarılmalı, yapılacak eksersizlerle hareket kabiliyeti korunmalı, basınçlı sargılar yapılmalıdır. Nedbe olgunlaÅŸtıktan sonraki geç safhada cerrahi olarak kontraktürler (büzüşmeler) düzeltilebilir.

Yanıklar korunma yöntemleri, Yanıklar nedenleri, Yanıklar tehşis, Yanıklar korunma yolları, Yanıklar başlangıcı, Yanıklar nedir, Yanıklar ilaçları, Yanıklar hapları, Yanıklar tedavisi, Yanıklar hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in y | Yorum Yok

Yalancı Gebelik

Tüm gebelik belirtilerinin olmasına rağmen, uterus boştur. Bu duruma yalancı gebelik denir. Daha çok psikolojik menşelidir. İlgili başlıklar Gebelik Gebeliği Reddetme Gebeliğin Psikolojik Yönleri Gebelik ve doğum öncesi bakım Gebelik ve egzersiz Gebelikte beslenme Gebelikte Cinsellik Gebelikte egzersiz Gebelikte Ultrasonografi Hamile kadınlar neden aşerer Hamilelik belirtileri Hamilelik Hastalığı Hamilelik testleri Hamilelikte cinsel ilişki Hamilelikte cinsel yaşam İkiz Hamileliği İşyerinde hamilelik Sigara hamileliği önlüyor Sigara ve hamilelik

Yalancı Gebelik korunma yöntemleri, Yalancı Gebelik nedenleri, Yalancı Gebelik tehşis, Yalancı Gebelik korunma yolları, Yalancı Gebelik başlangıcı, Yalancı Gebelik nedir, Yalancı Gebelik ilaçları, Yalancı Gebelik hapları, Yalancı Gebelik tedavisi, Yalancı Gebelik hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in y | Yorum Yok

Yağlı Dejenerasyon

En çok kalp, karaciğer ve böbreklerdegörülür. Bu organlarda, hücreler normal çalışma yeteneklerinikaybederler ve içlerinde yağ tanecikleri birikir.

Yağlı Dejenerasyon korunma yöntemleri, Yağlı Dejenerasyon nedenleri, Yağlı Dejenerasyon tehşis, Yağlı Dejenerasyon korunma yolları, Yağlı Dejenerasyon başlangıcı, Yağlı Dejenerasyon nedir, Yağlı Dejenerasyon ilaçları, Yağlı Dejenerasyon hapları, Yağlı Dejenerasyon tedavisi, Yağlı Dejenerasyon hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in y | Yorum Yok

YaÄŸ Embolisi

Büyük kemik kırıklarında görülebilen birkomplikasyondur. Kemik iliğindeki yağın bir kısmı açığa çıkar ve yağdamlaları kan dolaşımına karışıp damar tıkanmasına neden olur.

Yağ Embolisi korunma yöntemleri, Yağ Embolisi nedenleri, Yağ Embolisi tehşis, Yağ Embolisi korunma yolları, Yağ Embolisi başlangıcı, Yağ Embolisi nedir, Yağ Embolisi ilaçları, Yağ Embolisi hapları, Yağ Embolisi tedavisi, Yağ Embolisi hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in y | Yorum Yok

Yabancı Cisimler

Vücudun belirli biryerinde, normalde bulunmayan her hangi bir madde yabancı cisimdir.Bunlara özellikle çocuklarda, barsaklar, kulak ve burunda rastlanır.Yutulan yabancı cisimler, yemek borusunda takılabilir, ya da tehlikeliolabilir. Bu nedenle bazen ameliyatla çıkartılmaları gerekebilir.

Yabancı Cisimler korunma yöntemleri, Yabancı Cisimler nedenleri, Yabancı Cisimler tehşis, Yabancı Cisimler korunma yolları, Yabancı Cisimler başlangıcı, Yabancı Cisimler nedir, Yabancı Cisimler ilaçları, Yabancı Cisimler hapları, Yabancı Cisimler tedavisi, Yabancı Cisimler hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in y | Yorum Yok

Vücut ve hareket

Hareket kendiliğinden, önemli ve hızlı bir yer değiştirme anlamında hayvanlar âleminin özelliklerinden biridir; fakat çeşitli kısımların yer değiştirmesi, yönelmesi anlamında bitkilerde, hattâ birhücrelilerde de görülen bir olaydır. Hayvanlar âleminde hareketler özel organlarla, yani kaslarla sağlanır. Çizgili kaslar, bağlı bulundukları kemikleri hareket ettirmek (bükülme, gerilme, dönme, içe veya dışa çevrilme) suretiyle organizmanın tümüyle yer değiştirmesine sebep olur. Düz kaslar ise iç organların sığamsal hareketlerini sağlar. Bitkiler âleminde hareketler, hücrelerin bir taraflı çoğalmasıyla karşı tarafa yönelme şeklinde görülür. Işığa (fototropizm), suya (hidrotropizm), yere doğru (geotropizm) olan yer değiştirmeler de bu şekilde sağlanır. Bitkilerin hareketinde su emerek şişme gibi başka mekanizmalar da yer alır; bunlar çiçeklerin gündüz açılıp gece kapanmalarına imkân verir. Hücrelerde, yüzey gerilimi, soğuma, elektrik yüklenme gibi bazı olaylar, hücre içindeki organitlerin pasif hareketlerini, yalancı bacakların (akyuvarlar, amipler v.b.) yer değiştirmesini ve titrek tüycüklerin hareketlerini sağlar. Kas hareketleri, pasif veya aktif, kısmı veya tüm, bakışık veya bakışımsız olabilir. Hareket iki yönlü bir mekanizma ile kasları etkiler: yanmayı arttırır ve artık maddilerin dışarı atılmasını kolaylaştırır. Demek ki hareket dolaşım ve solunum sisteminde uyandırdığı tepkiler ve duyusal uyartılarla ilintili olmak üzere kaslar için olumlu biyolojik tepkimelere sebep olur. Buna karşılık, hareketsizlik çoğu zaman kasların körelmesine ve yanmanın azalmasına yolaçar. Kas hareketlerinin hepsi kaslar üzerinde aynı etkiyi göstermez: 1. Eşboyutlu kasılmalar, yani kas tellerinin uzunluğunda herhangi bir değişikliğe yolaçmayan kasılmalar vücudun çeşitli kısımlarını hareketsiz hale getirerek duruşun devamlılığını sağlar: buna durgun kas çalışması denir. Bu çalışma kasların gücünü ve hacmini önemli derecede arttırır; 2. Bazı kasılmalar kas tellerinin boyunu uzatıp kısaltır, «gözle görünür» bir çalışma seklinde belirir, buna hareket denir. Kasların yaptığı bu çeşit çalışmaya kinetik çalışma adı verilir. Bu çalışma özellikle kasların yumuşaklığını, bükülgenliğini arttırır. Beden hareketlerinin faydası anlaşıldıktan sonra, tedavi alanında kullanılması iyice yaygın hale geldi. Bir süreden beri bu tedavi hastalıkların çoğuna uygulanmaya başlandı: dolaşım ve solunum sisteminin düzenli çalıştırılması, ortopedik hastalıkların, sinir hastalıklarının tedavisi v.b. bu arada sayılabilir. Beden hareketleri ayrıca psikiyatri alanında da çok işe yarar. Birçok durumda vazgeçilmez, değerli bir yardımcı tedavi ödevi görür.

Vücut ve hareket korunma yöntemleri, Vücut ve hareket nedenleri, Vücut ve hareket tehşis, Vücut ve hareket korunma yolları, Vücut ve hareket başlangıcı, Vücut ve hareket nedir, Vücut ve hareket ilaçları, Vücut ve hareket hapları, Vücut ve hareket tedavisi, Vücut ve hareket hastalığı, hakkında konulu uzmana başvurunuz.

Ekim 11th, 2009 by admin in v | Yorum Yok


Sevgi Aþk