Senden Başka
Saadet Işıl Aksoy
Rolüme Yeşilçam yıldızlarını izleyerek hazırlandım
'Senden Başka' adlı dizide genç bir oyuncunun yıldızı parladı: Saadet Işıl Aksoy... Dizide Elif'i oynayan Aksoy, rolüne hazırlanırken Türkan Şoray, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit'in oynadığı filmleri izlediğini söylüyor..
atv'nin reytingleri alt üst ettiği dizisi 'Senden Başka'da genç bir oyuncunun yıldızı parlamaya başladı: Saadet Işıl Aksoy... Daha önce 'Güz Yangını' ve 'Esir Kalpler' adlı dizilerde, 'Yumurta' adlı sinema filminde rol alan Aksoy'u, 'Senden Başka'da Elif karakteriyle izliyoruz. Genç oyuncu, diziye eski Türk filmlerini; Türkan Şoray, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit'i tekrar tekrar izleyerek hazırlandığını söylüyor ve şöyle devam ediyor: 'Bu samimiyeti ve büyüyü yakaladıkları için onlara çok imreniyorum' ...
SİNEMA TUTKUNUYUM
* Oyunculuk kariyeriniz nasıl başladı? Sizi oyunculuğa yönelten neydi?
Kendimi bildim bileli sinema bana çok heyecan vermiştir. Üniversitede okuduğum dönemde çevremin de etkisiyle sinema benim için tutkuya dönüştü. Pera Güzel Sanatlar'da 'Kamera Önü Oyunculuk' workshop'larına başladım, bir yandan da okulda film dersleri alıyordum. Sonra her fırsatı bu konuda kendimi geliştirmek için kullandım.
* Güz Yangını, Esir Kalpler, Senden Başka dizileri ile Yumurta filmi ve Zincirleme Film Tamlaması adlı bir kısa film... Bu büyük bir başarı... Sizce de öyle değil mi?
Açıkçası kendim için 'çok başarılıyım' demek bana çok doğru gelmiyor. Asıl başarının insanın kendi iç dünyasında sağlanabildiğini düşünüyorum. Kendine dürüst olmak mesela. Buna ulaşabildiğimde ancak bir başarıdan söz edilebilir. Hâlâ büyümeye çalışıyorum.
* 'Yumurta' 60. Cannes Film Festivali'nin 'Quinzaine des Realisateurs' bölümüne seçildi. Neler hissettiniz?
Filmi Tire'de çektik ve ben de tüm ekiple yaklaşık iki ay boyunca orada yaşadım. Zaman zaman duruma yabancılaştığım oldu, sanki orada film çekmiyorduk da yaşıyorduk aslında. Oynadığım ilk sinema filmini ilk kez izlemek tabiki benim için çok anlamlıydı.
* İleride kendinizi görmek istediğiniz yer neresi? Örnek aldığınız oyuncular var mı?
Çok taktir ettiğim oyuncular var. Türkiye'den Türkan Şoray, Başak Köklükaya; yurtdışından Cate Blanchett, Juliette Binoche, Marilyn Monroe hayranıyım. Onları izlerken o kadar heyecanlanıyorum ki! Kendimi görmek istediğim yer neresi derseniz; ben kocaman bir evrenin küçücük bir parçasıyım ama elimden geldiğince iyi bir insan olup, inandığım işler yapmak istiyorum!
* İnsanların, adınızı duyduklarında ne düşünmesini istersiniz?
Bu hayatta kimseye zarar vermeden iyi bir şeyler yapma çabasında olan biri olarak anılmak isterim. Tek stratejim hislerime güvenmek ve bu doğrultuda hareket etmek.
* Oyunculuk yapmıyor olsaydınız, ne yapardınız?
Herhangi bir iş yapıyor olabilirdim, yeter ki bu işe beni tutkuyla bağlayacak nedenlerim olsun.
* Sizce TV dizisi mi yoksa sinema filmi mi daha keyifli?
Dizide hızlı bir tempo ve telaş var. Sinema filminde ise senaryo üzerinde düşünmek için daha uzun bir zaman oluyor. İkisini de eğlenceli buluyorum. Dizide bir sezon boyunca aynı karakteri oynamak bazen çok monotonlaşabilir ama yeni bir şeyler ekleyip risk aldığınız sürece sorun olmaz.
DİZİDEKİ SIR SAMİMİYET
* 'Senden Başka' iyi bir izlenme oranı elde etti. Bu başarının sırrı nedir sizce?
Bütün ekip olarak (kamera arkası ve önü) çok iyi anlaştık ve çok pozitif bir ortam oluştu. Bu samimiyetin ekranın diğer tarafına geçtiğine inanıyorum.
* Dizideki Elif yalan üzerine bir aşk kuruyor. Böyle bir şey yaşadınız mı? Yalan söyleyen bir sevgili ya da sizin yalan söylediğiniz bir ilişki...
Hayır, yaşamadım.
* Elif karakterini eski Türk filmlerinden hangi oyuncu ile özdeşleştirebiliriz?
Belirgin bir karakter söyleyemem ama Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit'i tekrar tekrar izledim çekimlere başlamadan önce. Bu büyüyü yakalayabildikleri için onlara imreniyorum. Neresinden kapsam kârdır diye düşünüyorum.
* Saadet Işıl Aksoy kendisini üç kelimeyle anlatsa...
Kendini anlatmakta zorlanan.
Güzellik bir bütündür, görüntüye takılmamak gerekir!
Oyunculuk dışında bir uğraşınız var mı?
Boş zaman buldukça film izlerim. Elimden geldiğince kitap okumaya çalışırım. 'Roller blade' yapmayı çok seviyorum ama sürekli düştüğüm için bir yerlerimi sakatlıyorum. O yüzden son zamanlarda pek yapamıyorum. Seyahat delisiyim ama turist olarak gezmeyi pek sevmiyorum. Gittiğim yerlerde hemen oralı olmaktan hoşlanıyorum.
* Güzel bir kadınsınız.. Güzellik başa bela mı, yoksa tadı çıkarılması gereken tatlı bir hediye mi?
Güzellikten ne anladığınıza bağlı. Ben güzelliği hiçbir zaman salt fiziksel görünüş olarak algılamadım. Ailem de bana küçüklüğümden beri güzelliğin bir bütün olduğunu aşıladı. Görüntüye çok takılı kalmam. Ama haliyle tadını çıkarıyorum tabii, hayatın içindeki tüm güzelliklerin olduğu gibi...
İçime sinen işler için üç yıl bekledim
atv'nin ses getiren yarışması 'Akademi Türkiye'de yarışan Tolga Futacı, hayranlarıyla buluşmak için tam üç yıl bekledi. Futacı, yolunu gözlediği fırsatı, 'Senden Başka' adlı dizide Orhan rolünü almasıyla yakaladı.
2004 yılında 'Akademi Türkiye'nin yetenekli ve yakışıklı isimlerinden biri olan Tolga Futacı yarışmanın üzerinden 3 yıl geçmesinin ardından yepyeni bir diziyle ekranlara geldi. atv'nin yeni dizisi 'Senden Başka'da Orhan karakterini canlandıran yakışıklı şarkıcı eski Türk filmleri tadında orijinal bir projeye başladıklarını söylüyor. Hayatında inandığı her şeyin peşinden koştuğunu, asla bir sistemin parçası olmadığını belirten Futacı, yaşam felsefesini "Şans hazır olana güler" diyerek özetliyor. Futacı, gelecekle ilgili planlarını ve evliliğini anlattı.
KAFAMA KOYMUŞTUM
* Önce müzisyen kimliğinizle karşımıza çıktınız; şimdi 'Senden Başka'da başrol oynuyorsunuz...
Benim dünya üzerinde ve Türkiye'de örnek aldığım isimlerin hepsi birçok branşta çalışan insanlar. Ben de hep çok yönlü olmayı kafama koymuştum zaten.
* Akademi Türkiye'den sonra 3 yıl beklediniz ve yüzünüz soğudu. Sizce bu bir risk değil mi?
Eski bir Afrika inanışı vardır, 'sene, hafta başında başlarsa o sene çok bereketli geçer' diye. Albümüm 1 Ocak pazartesi günü çıktı. İnşallah bundan sonra her şey bereketli gider. Üç yıl meselesine gelince; benim en korktuğum şey, açıkçası, yarışmacı şarkıcı olarak anılmaktı. Bu bir TV programı, amaç reyting, malzemesi de insan. Yani karşılıklı bir şey var. Onlar beni kullandı, ben onları kullandım gibi oldu. Ama işin özünde yarışmacı-şarkıcı olmamak ve içime sinen bir şey olmasını beklemek vardı.
HER ŞEY RİSKTİR
* Yüzünüzü soğutup beklemek yarışmacı- şarkıcı olarak anılmaktan daha kötü bir durum değil mi?
'Risk almazsanız büyüyemezsiniz' derler ya, öyle bir durum var galiba. Bir de benim şu açıdan korkum yok: hayatımın hiçbir döneminde, hiçbir sistemin adamı olmadım. Yani kendi sistemimi yaratmaya çalıştığım için daha iyi oldu. Belki bu dizide oynamak da risk. Bütün bunları zaman gösterecek...
ORJİNAL VE SICAK BİR DİZİ
* 'Senden Başka' size göre nasıl bir dizi? Severek mi oynuyorsunuz?
Orjinal bir iş olduğuna inanıyorum. Çok sıcak bir ekiple çalışıyoruz. Benim ilk işim olmasına rağmen yönetmenimiz her şeye sabırlı ve gayet üretici bir şekilde yaklaşıyor. Hep, zengin erkek, fakir kız; fakir erkek, zengin kız gibi klişeler vardır. Burada her ikisi de fakir.
* Tarık Akan ve Emel Sayın filmlerinin tadı var gibi bu dizide...
Evet, zaten benden istenen, Emel Sayın, Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu filmlerini takip etmemdi, bulup izlemeye çalışmamdı.
* Orhan, Tarık Akan'la Kadir İnanır karışımı bir karakter mi?
İkisinden de bir şeyler var. İnandığı şeyler için gözünü kırpmadan kavga eden; fakat sevdiği kadına da kuzu gibi bakan bir adam Orhan.
* Oyunculuğa alıştınız mı?
Alıştım. Daha önce de iki klip çekmiştim, yani aşağı yukarı neyin nasıl yapıldığını biliyorum. En azından oyunculuğun daha çok beklemek üzerine bir şey olduğunu öğrendim.
YOL ALBÜMÜ YAPTIM
* 'Akademi Türkiye'deyken, insanlar sizi 'aklı başında, yetenekli ve mükemmel bir ses' diye tanımlamışlardı. Siz de kendinizi böyle görüyor musunuz?
Şarkı söylemek için, söylemeyi öğrenebilmek için çok çaba sarfettim, çok emek harcadım... Bu yüzden böyle düşünüyorlarsa, sadece teşekkür edebilirim. Çünkü işimi iyi yapıyorum demektir. Yetenek kısmına gelince; galiba bu şeylerle doğuyorsunuz. Sonradan edinilecek bir şey değil. Aklı başında kısmına gelince; başka türlü bir şey görmedim ne ailemden ne de çevremden.
* Bugüne kadar kimlerle çalıştınız?
Aşkın Nur Yengi, Leman Sam, Ajda Pekkan, Metin Arolat, Altay, Sibel Tüzün, Bora Öztoprak, Jale... Bir de 'İner misin Çıkar mısın?' zamanında birçok insana çaldım. Hep böyle düzgün ve doğru, hep işlerini düzgün yapmaya çalışan insanlarla çalıştığım için belki de 'bu iş böyle yapılıyor' 2 yerleşti kafama. Böyle de devam etti.
* Albümünüz çıkalı 6 ay oldu, ama çok tanıtım yapmadınız sanki...
Aslında röportajlar yaptım. Çok fazla sağa-sola laf atmadım. Polemik yaratıp, günlerce ekranı işgal etmek benim tarzım değil. Kendime saygımı kaybetmemek benim için en önemlisi.
* Albümde nasıl şarkılar var?
Sadece Mavi şarkısının sözleri Sibel Alaş'a ait. Diğer şarkılar da, sözleri ve müzikleri bana ait olan Tolga Futacı şarkıları...
* İstanbul'dan Bodrum'a kadar arabada dinlenebilecek bir albüm mü gerçekten?
Evet yol albümü gibi... Huzurlu bir albüm; yani dinleyen insanlarda öyle söylüyor. Ozan Doğulu, Murat Yeter, Aykut Gürel, Cem Tuncay dörtlüsü akustik olarak çaldılar. Hiç aranjman yapılmadı parçalara. İçlerinden ne geliyorsa onları çaldılar. Daha sonra Aykut Güler stüdyosunda renk sazları çalındı, okumalar ve vokaller yapıldı.
* Ne kadar süredir evlisiniz?
18 Haziran'da bir sene oldu; ama yedi yıldır beraberiz.
* Şarkılarınızın birçoğunu eşinize yazmışsınız. Doğru mu?
Albümün adı zaten Cennet Bahçesi, İrem demek.. Eşimin adı İrem...
Bu öyküde ikisi de fakir
'Senden Başka' adlı dizide rol alan TolgaFutacı, başrolü Saadet Işıl Aksoy ile paylaşıyor. Eski Türk filmlerine benzeyen dizidefakir kız fakir genç aşkı işleniyor.
'Adam gibi adamdı'
BARIŞ adam gibi bir adamdı. Daha doğrusu, olunması gerektiği gibi bir insandı. Gitmesek de, görmesek de o köy, bizim köyümüzdü. Aynı evde 127 gün geçirdiğim bir insanın kaybı kolay atlatılmıyor. 'Keşke kendine daha çok zaman ayırabilseydi' dedim arkasından. Tam yüzü gülmeye başlamışken, sıkıntıları arkasında bırakmaya başlamışken çok erken oldu. Mekanı cennet olsun inşallah...
Saadet Isil Aksoy Roportaji
Kolay pes etmem
"Zincirleme Film Tamlaması", "Güz Yangını", "Esir Kalpler" ve "Yumurta" gibi yapımlarda tanıdığımız polis kızı Saadet Işıl Aksoy, şimdilerde "Senden Başka" dizisinde oynuyor.
Aksoy kendini şöyle tanımlıyor: "Plan, program yaparak yaşamam. Sadece anı yaşamayı seviyorum ve kolay kolay pes etmem."
n Biraz kendinizden bahseder misiniz?
- 29 Ağustos 1983, İstanbul doğumluyum. İki ağabeyim var. Annem bana hamileyken, ailem yine erkek çocuk olacak diye epey telaşlanmış. Doğum sancısı başladığında bile cinsiyetimle ilgili sıkıntı içindeymiş. Ben dünyaya gelince annem başta olmak üzere tüm aile büyük bir mutluluk yaşamış.
n Aile ilişkileriniz çok sıcak anladığım kadarıyla...
- Öyledir. Anne ve babam polis... Ve galiba ben biraz da baba torpiliyle büyüdüm. Babam her konuda, her adımımda yanımda olmuştur. Annem ise daha temkinli, daha kontrollüdür. Böylece ailemizin içinde hep bir denge olmuştur.
n Evin tek kızı olmak nasıl bir duygu? Şımartıldınız mı?
- Bizim ev hep çok sesli olmuştur. Evde hep bir bağırış çağırış, hep bir gürültü vardı. Bu arada itiraf etmeliyim ki ağabeylerim küçükken beni çok ağlattılar. Düşünsenize evde iki erkek. İkisi de ortaokul çağlarında. Günün çoğunu birlikte gülüp oynayarak geçiriyorlar. Ben ise kendi köşeme çekilmişim. Onlar için oyuncak bebek gibiydim. Gözü yaşlı büyüdüm. Şimdi ise her ikisine de minnettarım.
n Bugüne gelelim... Oyunculuğa nasıl adım attınız?
- Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili Edebiyatı son sınıf öğrencisiyim. Bir arkadaşım Number One TV’de müzik programı sunmamı isteyince havalara uçtum. Beni görüşmeye çağırıp, küçük bir stüdyoya soktular. Burnuma kamerayı dayadılar; "Hadi konuş bakalım" dediler. Normalde hiç susmayan ben, o anda ağzımı açamadım. O gün sonuç alamadık tabii. Birkaç hafta sonra tekrar gittiğimde, bana rahatlamam için başka programların çekimlerini izlettiler. Çekingenliğim biraz daha devam etse de, sonunda bülbül gibi şakımaya başladım.
n Ya sonra?
- Müzik programı iki sene kadar sürdü. O dönemlerde bir fırsatını yakalayıp, sekiz ay diksiyon kursuna gittim. 2002’de ise öğrenci değişim programı çerçevesinde Amerika’nın yolunu tuttum. Türkiye’ye döndükten sonra, okulum devam etmesine rağmen oyunculuğa iyice yoğunlaşmaya başladım. Pera Güzel Sanatlar Atölyesi’nde, daha sonra Harun Özakıncı’nın sinema-oyunculuk atölyesinde dört ay oyunculuk eğitimi aldım. Ve nihayet Kanal D’de yayınlanan bir dizide dört bölüm oynadım. Dizi yayından kaldırılınca üzüldüm, ama ben kolay pes eden biri değilim.
n Ekranlara çıkınca çevrenizde popüler oldunuz mu?
- Yakın çevremdekiler, basında benimle ilgili haber çıkınca hemen "Haberin çıkmış gördün mü?" diye arıyorlar. Bazen bir kafede "Sizi nereden tanıyoruz?" gibi sorularla karşılaşıyorum. Bunları yaşamak çok hoşuma gidiyor.
n Gelelim yaşam felsefenize...
- Ben pek plan program yaparak yaşamayı seven biri sayılmam. Geleceğin size neler getireceğini bilemezsiniz çünkü... O yüzden sadece o anı yaşamayı ve değerlendirmeyi seviyorum. "Hayat siz başka planlar yaparken gelişir" sözünü çok severim. İstediğiniz kadar titiz davranıp seçici olun, insanın hayatı boyunca önüne çıkacak sürprizlere açık olması gerekir.
n Biraz da sosyal meselelere değinelim... Türkiye’de hálá kadın-erkek eşitliği tartışmaları yapılıyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?
- Türkiye’de kadın-erkek eşitliği var gibi gösterilse de bence yok. Hálá bazı yörelerde kadının görevi sadece doğurmak, yemek yapmak ve evi temizlemek. Büyük şehirlerde bile bu durum yaşanabiliyor.
Saadet Isil Aksoy
Senden Başka
Biyografi
1983 Doğumlu
orta okulu ozel istek acibadem lisesi'nde okumustur.
Boğaziçi Üniversitesi İngizlice Edebiyatı mezunudur
number one tv de tam 2 yıl belki daha fazla vj lik yapan kedi kızz
Oynadığı Diziler
-Güz Yangını 2005 Pınar
-Esir Kalpler 2006 İrem Akerman
-Senden Başka 2007 Elif
Oynadığı Sinema Filmleri
-Zincirleme Film Tamlaması 2005 Kısa Film
-Yumurta 2007 Ayla
|
Diziler Ana Sayfasına Geri Dön |