züfer
züfer
İmâm Hazretleri
Babası, Basra ÅŸehrinin vâlisiydi. b. Hüzeyl,728 (110h.) yılında doÄŸdu. İlim tahsiline, orada baÅŸladı. İlk olarak, hadis-i ÅŸerif öğrendi. Sonra Kûfe’ye gidip, İmâm A’zam hazretlerinin taleberi arasına katıldı. O büyük ilim hazi-nesinde, fıkıh tahsil etti. Zamanla ”Hanefi fıkhı”nın, en büyük âlimleri arasına katıldı!Fukâhanın ikinci tabakasından olup, mezhebte müçtehid’dir! Hocası Ebû Hanife hazretleri, onun için: ”Talebelerimin en mükemmeli!” buyurur. İmâm çok ibâdet eden; doÄŸru sözlü ve ilimde, saÄŸlam bir âlimdi. Kendisine suâl sorulduÄŸu zaman, anlaşılır ÅŸekilde izâh ederdi. İsbâtı gereken hususları; kat’i delillerle isbât ederdi.
İmâm A’zamın usûlü üzere, ictihâd ederdi. Evlenirken verdiÄŸi, düğün yemeÄŸinde hocası: ”Züfer, müslümanların imâmlarındandır! Åžeref, haseb, neseb bakımından en tanınmışları sayılır” buyurdu. Büyük âlim İbn-i Abdü’l-Berr şöyle dedi: ”b. Hüzeyl hazretleri, yüksek bir akıl ve zekâya sâhib idi. Hâramlardan çok sakınan; vera sâhibi ve hadis ilminde sika (güvenilir), çok saÄŸlam bir âlimdir.” O gerçek velilerden, Dâvûd-i Tâi hazretleriyle arkadiÅŸ olup; birbirlerini çok severdi. Hazreti Tâi ibâdet, zühd ve takvâ ile yaÅŸadı. Hazreti ise, ayrıca ilme devâm etti. Böylece hem ilimde, hem de ibâdette çok gayretli olup; bunların ikisinide nefsinde topladı.
Zekâsının kuvveti sayesinde bilhassa, Kıyâs yolunda muvaffak oldu. Bu hususta şöyle buyurur: ”Bir mes’elede hüküm verirken, eser (Kur’ân-ı Kerim, hadis-i ÅŸerif) bulursak, kıyâs yapmayız! Eser olunca, kıyâsı terkederiz. Yoksa, kıyâs yaparız!” O asrın âlimlerinden, Müzeni’ye sordular: ”Ebû Hanife hazretleri hakkında, ne buyurursunuz?” ”O, fıkıh âlimlerinin Seyyidi (Efendisi) ve en büyüğüdür.”
”Yâ, Ebû Yûsuf için, ne dersiniz?”
”Hadis-i ÅŸerife, en çok tâbi olanıdır.”
”Muhammed b. Hasen Åžeybâni hakkında görüşünüz?”
”Fürû (mirâs) mes’elelerini, en iyi açıklatandır.”
”Yâ, için ne diyeceksiniz?”
”Kıyâs’ta, en keskin olanıdır!”
Mirâsa Dâir
İmâm Züfer’e sordular: ”İmâm A’zam hakkında ne dersiniz?”
”Bizler onun yanında; şâhin kuÅŸu yanındaki serçe gibiyiz.” cevâbını verdi ve hocasının ilimdeki, üstün derecelerini belirtmeÄŸe çalıştı. Bir mirâs meselesi sebebiyle, Basra’ya gitti.Basra halkı onun üstün hâllerini görüp, olgunluk ve ilmine hayran kaldılar! Bu sebeple ısrarla, Basra’da kalmasını istediler. O da bu arzularını kırmayıp, bir müddet orada kaldı! İlmiyle ve güzel hareketleriyle, insanlara çok fâideli oldu. Dâima dini mes’eleler üzerinde fikir beyân eder; hiç boÅŸ söz söylemezdi! BulunduÄŸu mecliste malâyâni (boÅŸ sözler) konuÅŸulmaya baÅŸlasa; hemen orayı terkederdi! Basra’da bilhassa, Kadılık yapmasını istediler. O kabul temek istemedi. Fakat çok ısrar ettiler! Bunun üzerine bir müddet orada, kadı olarak vazife gördü. Ayrıca ilmi meclisler toplar, birçok zor mes’eleyi orada hallederdi.
Onun anlattığı ÅŸeyleri ve uaptığı izâhları çok beÄŸenen, Basralılar sordular: ”Bu ÅŸekilde düşünmeyi ve izâh tarzını,nereden öğrendin?” Cevâben buyurdu ki: ”Hocam,imâm A’zam Ebû Hanife hazretlerinden.” Basradaki bâzı ilim çevreleri, İmâm A’zam’ın ictihatlarını tam anlayamadıkları için, bâzı mes’elelerde kendisine muhâlefet gösteriyordu! Bir kısmı da, hasedleri sebebiyle karşı çıkıyorlardı! Ama, İmâm hazretlerinin konuÅŸmaları sâyesinde; onun fikirlerini doÄŸru olarak öğrenmek imkânına kavuÅŸtular. Ebû Hanife hazretlerinin, gerçekten imâm A’zam olduÄŸuna inandılar. Ehl-i ilim de onu sevmeye, methetmeye ve istifâde etmeye baÅŸladılar. Düşmanlık edenler, dost oldular!
İmâm hazretleri; hocasının vefâtından sonra, 8 yıl gibi kısa bir müddet yaÅŸadı. Bütün hayatı boyunca, onun mezhebini yaymaya çalıştı. Hocasına gerek hayatında, gerek vefâtından sonra; hiç muhâlefet etmemiÅŸtir.Kendi vefâtı yaklaÅŸtığı zaman,dostları vasiyette bulunmasını istediler. O da buyurdu ki: ”Åžu malım, hanımındır. Åžunlar da, kardeÅŸimin oÄŸlunundur!Bu sözlerine ÅŸaşırdılar! Çünkü kardeÅŸi varken, kardeÅŸ oÄŸluna mal düşmezdi! 48 yaşında, Basra’da vefât etti. Vefâtından sonra kardeÅŸi, onun zevcesini aldı. Bir oÄŸlu oldu. Malları o oÄŸluna kalınca; imâm hazretlerinin kerâmeti anlaşıldı!
Meslek: akademisyen


